Polonezköy Olgusu
 

 

Polonezköy Rehberi

Ana Sayfa > Polonezköy Hakkında > Polonezköy Olgusu Paylaş
 

 "Polonezköy" olgusu, hiç kuşkusuz, dünyada tarihsel ve kültürel açıdan benzeri görülmemiş bir olaydır. Bu köy, 1842 yılında Polonya'nın, komşuları Rusya, Avusturya ve Prusya tarafından paylaşılmasından sonra kuruldu. Köy önceleri, Rusya'nın boğazlar üzerindeki etkisini yok etmeye çalışan Polonya göçünün İstanbul'daki temsilcisi Şark Ajansı'nın dayanağıydı. Bu nedenle Sultanla birlikte pek çok Osmanlı politikacısında da desteği sağlanmıştı. 19. yüzyılın bu köy Leh-Osmanlı dostluğunun hem sembolik hem de maddi bir kanıtıydı. Polonyalıları kısa sürede Türklere yaklaştıran düşsel bir inancın kaynağı gibiydi.

   

Köy, Osmanlı İmparatorluğu'nun eski düşmanları, sonradan ise en sadık dostları olan savaşçı Polonyalılara, bağımsızlıklarının komşu ülkeler tarafından ellerinden alındığı ve içine düştükleri zor durumu anımsatıyordu. Kendi ülkesinde esir gibi yaşayan ya da başka ülkelere göçmeye zorlanan bu insanlar için Boğaziçi'nde bir "Polonya Köyü"nün varlığı, Türkiye'nin, Polonya'nın yanında savaşacağı ve savaşın sonunda Polonya'nın yeniden bağımsızlığına kavuşacağı anlamını taşıyordu. Ukraynalı kahin Wernyhora'nın ünlü "Türk askeri, düşmanını kovalayarak Polonya'da Horyn nehrine varacak ve atına su verecek. İşte o zaman Polonya yeniden doğacak." sözleri bu inancın temelini oluşturuyordu.

Polonyalılarca "Adampol" olarak adlandırılan bu yer, kurulduğu günlerden itibaren ilgi çekmekteydi. Başlangıçta, Avrupalılar köyle ilgilendiler. Köyün ilk konukları arasında büyük sanatçılar da vardı. 1847'de Fransız Liszt, 1850'de Gustave Flaubert, bundan yarım yüzyıl sonra ise Pierre Loti köye gelen ünlü Avrupalı konuklardandır. Köy, burayı ziyaret eden her konuk üzerinde büyük etki bırakmıştır. Çek yazar ve dil bilgini Karel Droz bu Polonyalılık adası üzerinde 1904 yılında yazdığı öyküsüne şöyle başlar: "Bu, bir masala benziyorsa da gerçektir. Uzakta, vatandan çok uzakta, Anadolu'nun ormanlarla kaplı tepeleri arasında bir yerde bir Polonya köyü saklı... Türkler ona "Çingene Konak", Polonyalılar "Adampol" der." Yazısının devamında Karel Droz, köyün görüntüsünün ona "cennetten bir köşenin gülümsemesi" gibi geldiğini anlatır. Birkaç yıl sonra Osmanlı ordusunda reform programını gerçekleştiren Alman Colmar Vor Der Goltz ise köyü Kutsal Kitap'taki cennete benzeterek "Kendimi Adampol'da, Adem'in kendini Cennet'te hissettiği gibi hissettim" der.
 
Aradan yıllar geçer. Türkler'de köye toplu olarak gelmeye başlarlar. "Çingene Konak" yerine, köyün gerçek niteliğini yansıtan "Polonezköy" adı kullanılmaya başlanır. Köyün yeni misafirleri de onun büyüsünün etkisinde kalırlar. Bu güzel köy onlara da cenneti anımsatır. Gerçek bir cennet köşesi... "İmparator oğlu" Heinrich Albertall, tam 50 yıl boyunca burada saklanmıştı.

Mustafa Kemal Atatürk, 1937 yılında Slav geleneğine uygun olarak ekmek ve tuz ile karşılanmış, 1985'te ise eski, geleneksel bir Polonya içeceği olan ve eski tariflere göre hazırlanan vişne likörü burada Kenan Evren'e sunulmuştur. Her yıl buraya gelen turist sayısı yüz binleri bulmaktadır.

İşte Polonezköy... Bugün Polonezköy, dünyanın en ünlü köylerinden biridir....

Adı, yalnızca Polonya ve Türkiye'de değil, bütün dünyada yayılmış Polonya göçmenleri arasında bilinir. 150 yılı aşkın bir süredir, yani birkaç nesildir Adampol sakinleri Polonya dilini ve atalarının geleneklerini korumaktadırlar. Bu oldu, köye olan ilgiyi arttırmaktadır. Polonezköy ile ilgili yayınlar bu ilginin birer kanıtıdır. Köy hakkındaki kitap ve makalelerden sadece en önemlilerinin sayısı bile beşyüze yakındır. Başlangıçta köye, Prens Adam Czartoryski'nin anısına "Adampol" denilmiştir. Önceleri köyün sakinleri tarafından kullanılan bu ad, giderek Polonya'da da yaygınlaşır. I.Dünya Savaşı'ndan sonra "Polonezköy" adı kullanılmaya başlanmış olsa da köylüler "Adampol" adını kullanmayı sürdürmektedirler.

Polonezköy'ün kuruluşunun 160.yıldönümünde, 15 Haziran 2002 tarihinde ise Polonezköy Kültür Evi'nin önünde büyük taşların üzerine yerleştirilmiş iki adet hatıra levhasının açılışı yapılmıştır. Bunlardan biri, Mustafa Kemal Atatürk'ün Polonezköy'ü ziyaretinin 65.yıldönümü anısına köy sakinleri tarafından yaptırılmış, diğeri ise Polonezköy'ün kurucuları Prens Adam Czartoryski ve Michal Czajkowski (Mehmet Sadık Paşa)'ya ithaf edilen ve Varşova Savaşlar ve Savaş Acıları Hatıratını Koruma Kurumu tarafından yaptırılmıştır.

 

Kaynakça: Jerzy S.Latka - Nalan & Antony Sarkady, "Polonezköy, Adampol, Cennetten Bir Köşe" ~ Türkiye Dostları Derneği

 
 

1775 yılında Polonya devletinin Avusturya-Rusya ve Prusya tarafından işgal edilmesi üzerine Polonya'nın parçalanmasını kabul etmeyen Osmanlı İmparatorluğu beldeyi Polonyalı göçmenlerin sığınağı haline getirmiştir. Michal Czajkowski (Mehmet Sadık Paşa) 1842'de Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan anlaşmayla burayı sonsuza dek kiralayarak bugünkü Polonezköy'ü kurmuştur. Köye, Adam Czartoryski'nin anısına "Adam'ın Tarlası" anlamına gelen ADAMPOL adı verilmiştir. Önceleri Osmanlılarca Adamköy olarak anılan bu Polonya köyü, daha sonra "Polonez Karyesi" adını almıştır. 1894'te burada yaşayan göçmenlere vatandaşlık belgesi verilmiş ve 1923'te köye POLONEZKÖY adı verilerek etnik bir kimlik kazandırılmıştır.