|
1775
yılında Polonya devleti,
Avusturya-Rusya ve Prusya
tarafından bölünerek işgal
edildi. Polonya'nın
parçalanmasını kabul etmeyen
Osmanlı İmparatorluğu bu alanı
Polonyalı siyasi göçmenlerin
sığınağı haline getirmiştir.
Polonya ve Macaristan'daki
ayaklanmalardan (1831-1863) ve
Kırım harbi'nden (1856) kaçan
subay, asker, yazar ve prens,
Osmanlı himayesi altında yaşamak
için burada güven ortamı
buldular.
Bu
istila ve bölünmeden sonra ise
Paris'te bir Ulusal Polonya
Hükümeti kurulmuştur. Sürgündeki
Hükümetin başkanı olan Prens
Adam Czartoryski, Polonya'nın
bağımsızlığını Osmanlı
İmparatorluğu ile beraber
Ruslara karşı savaşarak elde
edebileceğini öngörmüştü.
Prens Adam Czartoryski 1841
yılında İstanbul'da ŞARK
AJANLIĞI adı ile anılan Polonya
temsilciliği kurmuş ve bu
temsilciliğin başına Polonyalı
ünlü şair Michal Czajkowski (Çayka
Paşa)'yı tayin etmiştir. Michal
Czajkowski sonraki dönemlerde
İslam dinine geçerek MEHMET
SADIK PAŞA isim ve rütbesini
almış ve Polonya ve Slav
ırkından iki alay askeri burada
toplamıştır. Osmanlı
İmparatorluğu 1856 yılında Kırım
Savaşı’na girerken Polonya’dan
kaçan asker ve siviller
toparlayıp Osmanlıyla birlikte
savaşa katılmışlardır. Savaş
sonrasında Sultan Abdülmecit
şimdiki Polonezköy’ün bulunduğu
topraklara yerleşim izni
vermiştir.
|
Michal Czajkowski (MEHMET
SADIK PAŞA), 3 Mart 1842'de Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan
anlaşmayla, o zamanlarda Çingene Konağı olarak anılan ve Lazarist
rahiplerin (bugünkü Saint Benoit Lisesi'nden) elinde bulunan 5000
dönümlük araziyi sonsuza dek kiralayarak bugünkü Polonezköy'ü bir
Polonya tarım kolonisi olarak kurmuştur. Köye, Adam Czartoryski'nin
adına istinaden "Adam'ın Tarlası" anlamına gelen ADAMPOL adı
verilmiştir. Daha sonra ise bu topraklar prens tarafından 1881 yılında
bedeli karşılığından Lazarist Papazlardan satın alınmıştır. Polonya'nın
bölünmesini kabullenemeyen ve çeşitli ayaklanma ve çatışmalara karışan,
bir çok yöreden gelen göçmenler köye yerleşmeye başlamıştır. Ünlü şair
Czajkowski, daha sonra General olarak köyün kuruluşu için belirlenen bu
alanda dört Polonyalı ile birlikte 19 Mart 1942'de Adampol'de ilk evin
temelini atmıştır. |
 |
 |
|
Prens Adam Czartoryski |
Michal Czajkowski Mehmet Sadık Paşa |
Önceleri
Osmanlılarca Adamköy olarak anılan bu Polonya köyü, daha
sonra "Polonez Karyesi" adını almıştır. Devlet burada
yaşayan mültecilere 1894 vatandaşlık belgesi vermiş ve 1923
yılında köye Polonezköy adı verilerek etnik bir kimlik
kazandırılmıştır. Adampol'u farklı kılan en önemli
özelliklerinden birisi, tarihidir. Burada yaşam, her şeyden
önce insanların güvencesine bağlıydı. Bu da, özellikle çorak
ve tarlaların ihya edilmesi ve evlerin inşası demekti. 1856
yıllarından sonra Adampol'da tarıma dayalı bir düzen
yerleşmeye başlamış, özellikle tahıl, patates ve mısır ekimi
yapılmaktaydı. Bununla beraber çevredeki ormanlardaki
çeşitli av hayvanlarının avlanması ile süregelen avcılık da
köyde önemli bir yer tutmaktaydı. Adampollular vefalı birer
Türk vatandaşı olmalarına karşın kendilerini Polonyalı
olarak hissediyorlardı.
Kendi aralarında Lehçe konuşuyor ve
Polonya, aynı zamanda köyün binalarında, insanların yaşam
biçimlerinde, evlilik törenlerinde yaşıyordu. Köyün
özgünlüğü ve 1960 yılında köyü Beykoz ilçesiyle birleştiren
ilk araba yolunun açılması; zaman içinde başta yabancılar
olmak üzere sıkça ziyaret edilen bir yer haline gelmesine
sebep olmuştur. Turist akınına uğrayan köyde yatacak yer
hazırlamak ve yemek yapmak, çiftçilik ve hayvan
yetiştirmekten daha hafif bir iş olduğundan dolayı köy
sakinleri bu dönemden itibaren pansiyonculuğa yönelmeye
başladılar. 1973 yılında elektriğin gelmesi köyün
yaşantısında önemli bir olay oldu. Elektrikle birlikte
televizyon da evlere girdi ve bu durum tümüyle yeni kültür
olguları getirerek asimilasyonu da hızlandırdı. Ayrıca 1960
yıllarından sonra köy halkından kitleler halinde Avusturya
ve Almanya'ya çalışmak için başlayan göç de bu dönemde
durmuştur. 1960-1975 yılları arasındaki bu geçiş dönemini
köyün eski ve yeni hali olarak adlandırabiliriz. Bu durumda, Adampol ve Polonezköy isminin de bu geçişi simgelediği
yorumu yapılabilir. 1994 yılında Bakanlar Kurulu tarafından
Polonezköy Ormanları, İstanbul'un ilk "Tabiat Parkı" ilan
edilmiştir. Avcılığın yasak olması sebebiyle ormanlarda
karaca, yaban domuzu, tilki, çakal, keklik ve sülünlere
rastlanmaktadır.
Ünlü kişiler arasında ilk olarak 1937 yılında Türkiye
Cumhuriyetinin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK, 21
Mart 1994'te Polonya Cumhurbaşkanlarından Lech Walesa, 13
Haziran 1996'da Aleksander Kwasniewski Polonezköyü ziyaret
etmişlerdir. Çok sayıda Polonyalı diplomat, bakan ve ordu
mensupları Türkiye ziyaretlerinde Polonezköy'e mutlaka
uğramaktadırlar. Polonezköy, 165 yılı aşkın bir süredir
Polonya kültürünü bu bölgede yaşatmaktadır. Adampollüler
vefalı birer Türk Vatandaşı olarak yaşamakla birlikte kendi
örf ve adetlerini ve altı nesildir lisanlarını
korumuşlardır. Geleneklerini mimaride, yaşam biçimlerinde,
evlilik törenlerinde de kendisini göstermektedir.
Polonezköy'ün kuruluş yıldönümü her yıl Haziran ayında kiraz
festivali düzenlenmektedir. Polonezköy Kiraz Festivali
süresince Polonya'dan gelen folklor ekiplerinin gösterileri
ve köy kilisesinin bahçesinde resitaller düzenlenmektedir.
Polonezköy ; köylere has tertemiz, ferah ve rahatlatıcı
havası, doğal güzellikleri, tereyağı, balı ve özellikle
kirazlarıyla meşhurdur. Turizm açısından kaydettiği büyük
ilerlemeler sonucu, otelleri, pansiyonları ve bahçe
kültüründe et mangal restoranları ile Polonezköy,
ziyaretçilerine nezih bir hizmet sunmaktadır. İş
toplantıları, seminerler, zayıflama kürleri, her türlü davet
ve kır düğünleri ayrıca Polonezköy'ün sunduğu diğer
alternatiflerdir.
123 yıllık işgali süresince verilen kurtuluş mücadelesinde
Adampol-Polonezköy, daima bir özgürlük ışığı olarak
Polonya-Türkiye dostluğunun bir sembolü ve toleransın
göstergesidir. |
 |
|
İstanbul'un
Beyoğlu semtinde (Tatlı Badem
sokağı) köşe başında, 23 nolu
bir bina vardır. Bu üç katlı,
her katta küçük iki odası
bulunan 128 yıl önce,
Polonya'nın milli şairi
Mickiewicz'in oturduğu ve
gözlerini kapadığı evdir. Bu ev
Kırım Savaşı'nda Polonyalıların
"toplandıkları, hararetli
konuşmalar yaptıkları, bir
merkezdi. Adam Mickiewicz ve
arkadaşları bu evde kalırlar,
yemeklerini kendileri
pişirirlerdi. Polonyalı
göçmenler arasında, 1830
yılındaki ayaklanma sonunda
İstanbul'a gelen, ve
Polonezköy'ü kuran Adam
Czartoryski, yazar T.T. Jez ile
(Hanri) takma adıyla Sobozowski
ve sonradan Müslüman olan Adam
Michalowski de vardı. Şairin
evinde kalan yakın
arkadaşlarından Sobozowski o
günlerde gönüllü olarak Kırım
Savaşı'na katılacaktı. İlk iş
olarak bu savaşa katılanların
giydikleri orijinal bir
kalpakla, elbise satın aldı.
Şair Mickiewicz, anılarında, bu
arkadaşının orijinal kalpağıyla,
pasaportundan başka hiçbir şeye
değer vermediğini uzun uzun
anlatır. Polonyalıların
Tarlabaşı'nda o sıralarda
yadırgadıkları tek şey yangındı.
Çünkü İstanbul'da sık sık yangın
oluyordu. Günün birinde kendi
evlerine sirayet edeceği
korkusuyla, bu savaş yolcusu
arkadaşının, uyurken kalpağıyla
pasaportunu daima yastığının
altına yerleştirdiğini, bir
yangın çıktığında, önce bunları
kurtarmayı tasarladığını hikaye
eder. |
|